Skip to content Skip to footer

Partnerlerimiz

Biz Kimiz?

Hakkımızda

Yaşam Ruh Sağlığı Derneğinin Kuruluş Amacı:

Çocuk ve ergen terapisi, bireysel çift, evlilik ve aile terapilerinin ülke genelinde tanıtılması, kullanılması, tanımlanması, geliştirilmesi, araştırılması ve yaygınlaşması için çalışmalar yapmak, toplum, aile ve bireylerin ruh ve beden sağlığının korunması iyileştirilmesi, ve geliştirilmesi için; Psikoterapi, Psikolojik Danışmanlık, Aile, Çift ve Evlilik Danışmanlığı ve Terapisi, Rehberlik, Eğitim, Psiko-Sosyal Destek ve tüm Psikolojik Rehabilitasyon faaliyetlerinin etkin ve sağlıklı bir şekilde geliştirilmesi ve desteklemesini sağlamak;
bununla birlikte bu konuda çalışmalar yapan kişi ve kuruluşları desteklemek, eğitimlerine katkıda bulunmak amaçlı kurs, seminer, panel ve kongreler gibi bilimsel eğitim faaliyetleri düzenlemek ve projeler üreterek sağlıklı birey, aile ve toplum gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kurulmuştur.

Yaşam

Ruh Sağlığında Etik

A- ETİK İLKELERİN İŞLEVİ
B-TEMEL İLKELER

  1. YETKİNLİK
    2. DÜRÜSTLÜK
    3. DUYARLILIK VE HOŞGÖRÜ
    4. BİREYSEL VE KÜLTÜREL FARKLILIKLARA DUYARLILIK
    5. TOPLUMSAL SORUMLULUK
    6. MESLEKİ VE BİLİMSEL SORUMLULUK
  2. ETİK STANDARTLAR
  3. TERAPİSTİN NİTELİĞİ
    2. MORAL, ETİK VE YASAL STANDARTLAR
    3. DANIŞANIN YARARI
    4. EĞİTİM ALANLARIN YARARI
    5. ARAŞTIRMA OLGULARININ ÇIKARI
  4. GENEL STANDARTLAR

Dernek Üyelerimiz

Psk.
Mert Mehmet Uzun
Öğt. Sevinç Akkurt
Psk. Dan.
Seda Nur Karakılıç
Öğt. Sümbül Batar
Ruh sağlığı desteği almadan önce terapistinizin hangi ekolde uzman olduğunu

Öğrenin

Terapi Ekolleri

Terapi Ekolleri

Bilişsel Davranışçı
Terapi (BDT), düşüncelerin, davranışların ve duyguların birbiriyle nasıl
etkileşime girdiğine odaklanan, danışanın olumsuz veya çarpık düşünce
kalıplarının farkına varmasına yardımcı olmayı ve onları değiştirmeyi
hedefleyen kısa dönemli bir terapi tekniğidir. Bilişsel Davranışçı Terapinin
duygu yönetimi becerisini güçlendirdiğini ve kişinin yaşam kalitesini
artırdığını gösteren çok sayıda araştırma bulunmaktadır.

 Özetle bilişsel
davranışçı terapi sıkıntı yaratan belirtileri hedef alan, sıkıntıyı azaltmayı,
düşünce biçimlerini yeniden gözden geçirmeyi ve sorun çözmede yardımcı olacak
yeni stratejiler öğretmeyi amaçlayan etkililiğini araştırmalarla gösterilmiş
bir psikoterapi türüdür.

 BDT’nin yaygın
olarak kullanıldığı alanlar arasında depresyon, kaygı bozukluğu, panik
bozukluk, ilişki problemleri, alkol ve madde bağımlılığı, yeme bozukluğu,
fobiler, uyku bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk, cinsel
bozukluk gibi çok çeşitli mental sağlık sorunları yer alır.

Edindiğimiz birçok tutum ve davranışı, içinde büyüdüğümüz veya bulunduğumuz aile ile bağlı olduğumuz kültürden öğreniriz. Bağlı olduğumuz bu sistemlerdeyse kişilerle etkileşim halinde oluruz ve ilişkileniriz. Sadece aile ve toplum değil, parçası olduğumuz diğer alt sistemlerde de (işyeri, eğitim ve sosyal topluluklar gibi) benzer etkileşimlerimiz olur.

Sistemik terapi ekolu, kişi/kişileri bağlı oldukları sistemler doğrultusunda değerlendirmeyi önerir. Psikoterapi, duygu, düşünce ve davranışlarımızın kökenini araştırarak içlerinden işlevsel olmayanları yeniden inşa etmek veya evrilmesine izin vermek için güvenli bir alan sağlar. Sistemik terapi de bu süreçte kişinin parçası olduğu sistemleri ele alarak çalışır. Kişiyi terapiye getiren nedenler incelenir ve terapi süreci boyunca belirlenen hedefler doğrultusunda ilerlenerek kişinin yaşam kalitesinin artırılması amaçlanır.

Her sistemin kendine özgü bir düzeni vardır. Bu nedenle öncelikle danışanın bağlı olduğu sistemdeki roller, kurallar, sınırlar ve üyelerin birbirleriyle ilişkilenme biçimleri araştırılır. Süreç sonunda kişinin güçlü yönlerine ve işlevsel kaynaklarına erişiminin kolaylaşması ve duygusal dayanıklılığının artması hedeflenir. Sistemik terapi bireyler, çiftler ve aileler ile uygulanabilir.

Psikodinamik terapi kişinin genel davranışlarına odaklanmaktan ziyade daha çok geçmişinde yaşadığı olayların bugüne ait zihinsel ve duygusal süreçlerine olan etkisine odaklanıyor. Kişinin geçmiş deneyimlerini onun bugünkü yaşadıklarına verdiği sebebiyetle birlikte anlamlandırmasını ve geçmişiyle yüzleşmesini sağlıyor. Bu süreçte bilinç dışından gelen mesajlardan faydalanmak için çeşitli tekniklerden faydalanıyor. Özellikle uzun süredir uğraşmakta olduğu problemleri derinlemesine ele alıp çözmek isteyenlere öneriliyor. Psikanaliz kadar olmasa da yoğun bir çaba gerektirebildiğinden psikozlu bireylere önerilmiyor.

Bu yaklaşım depresyon, anksiyete, sosyal fobi, sınırda kişilik bozukluğu, travma sonrası stres, stres kaynaklı rahatsızlıklar, biyolojik nedeni olmayan fiziksel belirtiler, cinsel problemler, sağlıklı iletişim kuramama, takıntı ve fobiler gibi birçok rahatsızlığa karşı etkili olarak kullanılıyor. Kazanım olarak psikolojik rahatsızlıkların belirtilerinde hafiflemeyi, bireyin kendisini daha iyi hissetmesini, iç görü kazanmasını, hayatın kontrolünü eline almasını, sağlıklı ilişkiler kurabilmesini ve dengeli bir hayat yaşamasını amaçlıyor.

EMDR, göz hareketleri ile duyarsızlaştırma ve travmatik deneyimleri yeniden işlemeyi amaçlayan ve Dr. Francine Shapiro tarafından geliştirilen bir terapi tekniğidir. İngilizce adının ilk harfleriyle oluşan kısaltma ile bilinmektedir (Eye Movement Desensitization and Reprocessing).

EMDR terapisi göz hareketleri ile isimlendirilmiş olsa da aslında birçok uyaranı kullanmaktadır. Göz hareketleri, ses ve dizlere uyarım bunlardan birkaçıdır.

Yaşadığımız her deneyim beynimizi ve bağlı olduğu fizyolojimizi değiştirir. Bir deneyim gerçekleştiğinde 5 duyumuzla aldığımız tüm bilgiler (dokunma, görme, işitme, koklama, tatma) düşüncelerimiz, duygularımız, beden duyumlarımızla işlenerek hafıza ağlarıyla bütünleşir. Tüm bu bilgiler bizim davranışlarımızı şekillendirmede etkili olur.

Danışanın bilgi işleme sistemini harekete geçirmenin iyileştirici etkiye ulaşmak için oldukça faydalı olduğu bulunmuştur. EMDR terapisi, nörofizyolojiyi de içine alan birçok terapi yaklaşımının özelliklerini barındırmaktadır.

EMDR ve Travma

Travma kısaca olumsuz yaşam olayları anlamına gelir. Beynin deneyimlediği ama tam olarak adlandıramadığı veya üzerinde düşünüp çözüme kavuşturamadığı meseleler travma olarak adlandırılır. Travmalar genelde bilinç dışına itilmektedir. Bu çözülemeyen olaylar günlük hayatta aile, iş, arkadaş, romantik ilişki alanlarında kendilerini gösterebilir.

Travma Örnekleri

Şiddete tanık olma

Şiddete maruz kalma

Taciz

Tecavüz

Kaçırılma

Doğal afetler (sel, yangın, deprem vb.)

Çocukluk çağında yaşanan olaylar (ihmal, istismar, ebeveyn kaybı, yer değişikliği vb.)

Günlük yaşamdaki aile, iş, okul alanında yaşanan olumsuz olaylar

Duygusal yükü ağır olan ve anlamlandırılamayan olaylar işlenemeden kalır. Bu nedenle bu olayların etkilerini günlük yaşamda görmeye başlarız.

Travmaların Etkileri Nelerdir?

Depresif mod

Kaygı

Cilt sorunları

Kronik ağrı

Kilo alma / kaybı

Baş ağrısı

Kronik yorgunluk

Panik ataklar

Uyku problemleri

Yeme problemleri

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) terapist ve çocuk arasındaki ilişkinin, gelişimsel ve içsel mücadelelerden kaynaklı problemler yaşayan çocuklar için birincil iyileştirici faktör olduğuna dayanmaktadır.

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) çocuklar için tamamen güçlendirici bir yaklaşımdır. Çocukların kendi sorunlarını kendi yollarıyla çözebilme becerileri olduğuna inanır ve terapist çocuğun oyunun içeriğini yönlendirmeden kaçınarak çocuğun sorunu kendi yoluyla çözebileceğine güvendiğini gösterir.

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ (ÇMOT) KİMLERE UYGULANIR?

Çocuk Merkezli Oyun Terapisi (ÇMOT) 2-12 yaş arası çocuklara uygulanmaktadır.

ÇOCUK MERKEZLİ OYUN TERAPİSİ (ÇMOT) HANGİ DURUMLARDA KULLANILIR?

 Boşanmış ailelerin çocuklarına,

Evlat edinilmiş veya terk edilmiş çocuklara,

Aile içi şiddet gören çocuklara,

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite tanısı almış çocuklara,

Akran zorbalığı yaşayan çocuklara,

Kaygı, korku ve fobileri olan çocuklara,

Kardeş kıskançlığı yaşayan çocuklara,

Kayıp ve yas yaşayan çocuklara,

Duygusal, fiziksel ve cinsel tacize uğramış çocuklara,

İçe çekilmiş ve sürekli mutsuz çocuklara,

Uyku Bozukluğu olan çocuklara,

Öfke Problemi yaşayan çocuklara,

Konuşma bozukluğu olan çocuklara (kekemelik, tekrarlayıcı bebek konuşması)

Alt ıslatma problemi yaşayan çocuklara uygulanmaktadır.

Şemalar, bireylerin çevresinde yaşanan durum ve olayları algılama, yorumlama ve tepki vermenizi sağlayan zihinsel yapılardır. Sahip olduğunuz şemalar, karşılaştığınız sorunlar ile ilgili düşüncelerinizi, hislerinizi ve değerlendirme biçiminizi değiştirir. Doğuştan gelen özellikler ve erken yaşta yaşanan sorunlar, şemaların oluşmasında belirleyici bir rol oynar. Hayat boyu yinelenen şemalar, kişilere zarar verir.

Danışanların davranışlarının kökenine inerek şemaları tespit eden uzmanlar, onlara temel ihtiyaçlarına sağlıklı yollarla ulaşmayı öğretir.

Şema terapi, bireyin var olan sorunlarının temelinde yatan şemaları tespit ederek çözüm yaratır. Sorunların yetişkinlik döneminde saptanmasıyla ortaya çıkan farklı psikolojik problemlerin iyileştirilmesinde önemli bir rol oynar.

Şema terapinin uygulandığı sorunlar arasında; narsistik, histrionik, şizoid, anti sosyal ve sınır kişilik bozuklukları, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk, uzun süreli ilişki problemleri, katı düşünme ve davranışlar, anksiyete, beslenme bozukluğu, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, çocukluk travması tekrarı ve travma sonrası stres yer alır.

Varoluşçu psikoterapi; bireylerin hayatları üzerinde düşünmesini ve yaşam içerisinde farklı alternatiflerin farkına varılarak karar alınmasını kolaylaştırmayı amaçlar. Ayrıca kararlar doğrultusunda uygulamaya geçme konusunda cesaretlendirici bir terapi yöntemi olarak bilinir.

Varoluşçu psikoterapide ilk amaçlardan biri danışan kişilerin sorumluluklarını kabul etmesi doğrultusunda yaşanan ruhsal çatışmalardaki rollerini fark etmesini sağlamaktır. Bu sayede mevcut durumu değiştirme kapasitesine sahip ve gücün bizzat bireylerin kendisi olduğunun gösterilmesi hedeflenir.

Varoluşçu psikoterapi yoluyla danışanlar çevresel faktörleri ve koşulları olduğu gibi kabullenmeye ve yaşamlarındaki rolü fark ederek bilinçli bir değişim izlemeye başlar.

Geleneksel terapilerin aksine, varoluşçu terapi, depresyon, anksiyete gibi süreçleri kişiliğin gelişmesi ve deneyimin artması olarak yorumlar. Bu şekilde kişinin kendinde var olan fiziksel ve psikolojik süreçlerini yönetmesini ve baş etmesini hedefler. Bunu olgunlaşmanın ve kendini tanımanın bir yolu olarak görür.

Deneyimsel oyun
terapisi 2-9 yaş arasındaki çocukların aile, okul ve sosyal yaşantılarında daha
uyumlu ve mutlu olabilmelerini sağlamak ve davranış bozukluklarını oyunlar ile
onarabileceğimiz bir terapi yöntemidir.

Oyunun akışıyla
ilgili tüm kontrolün çocukta olduğu ve oyun terapistinin öncelikle oyun
arkadaşı olmak zorunda olduğu bir yaklaşımdır. Çocuk, sınırları ne kadar
zorlayan bir oyun oynarsa oynasın fark etmez. Oyun terapisti, çocuğun oyununa
katılır ve onunla beraber sürecin bir parçası olur.

Oyun terapistiyle
güven ilişkisinin sağlanmasıyla birlikte, çocuk oyunları aracılığıyla kendisini
zor durumda bırakan yaşantılarıyla ilgilenmeye başlar. İfade edemediği
duygularını açığa çıkarır. Oyundaki hareketliliğin de yardımıyla, travma
nedeniyle kasılmış olan bedeni gevşemeye başlar. Başa çıkamayacağı kadar büyük
görünen sorunlar, oyunun büyülü dünyası içinde küçülmeye başlar. Çocuk
güçlendikçe yaşamakta olduğu sorun etkisini kaybeder ve iyileşme gerçekleşir.

HANGİ DURUMLARDA DENEYİMSEL OYUN TERAPİSİNE İHTİYAÇ
DUYUYORUZ?

 Bağlanma
problemleri,

Travma sonrasında
yaşanan kaygı ve stres bozuklukları,

Dikkat eksikliği ve
hiperaktivite bozukluğu,

Boşanma süreci ya
da boşanmış ailelerdeki zorluklar,

Duygusal, fiziksel
ya da cinsel istismarda,

Aile içerisinde
yaşanan değişimlere uyum sağlamada zorluk yaşanması (yeni bir kardeş, ev, okul,
ebeveyn),

Saldırganlık,
hırçınlık davranışlarında,

Sosyal içe kapanma
ve depresyon.

Kabul ve kararlılık terapisi (ACT), bilişsel davranışçı terapi temelli bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bu terapi, bireylere duygu ve düşüncelerle daha esnek bir şekilde başa çıkma becerileri kazandırmayı amaçlar. ACT, kişinin olumsuz duygusal deneyimleri reddetmek yerine kabul etmeyi ve değerleri doğrultusunda hareket etmeyi vurgular. Bireylere içsel deneyimlerine karşı hoşgörü geliştirme, değerlere dayalı hedefler belirleme ve bu hedeflere yönelik taahhütte bulunma konularında rehberlik eder.

Kabul ve kararlılık terapisi, zihinsel esneklik, farkındalık ve yaşamın zorluklarıyla başa çıkma becerilerini güçlendirmeye odaklanarak bireyin yaşam kalitesini artırmayı hedefler. ACT, özellikle duygusal sorunlar, stres, anksiyete, depresyon, bağımlılık ve travma sonrası stres bozukluğu gibi birçok psikolojik sorunun tedavisinde kullanılan etkili bir terapi yöntemidir.

Psikodrama , kişilerin ilişkilerini, bu ilişkilerde yaşadıkları sorunları, çatışmaları ve kendi iç dünyalarını spontan bir biçimde, bir oyunun içinde rol alarak incelemelerini ve farkındalığa ulaşmalarını sağlamaya çalışır.

Psikodrama duygusal problem çözümünü içeren “protagonist merkezli ” bir oyun biçimidir. Genellikle derin duygusal yaşantılara doğru gidiş söz konusudur. Çok kuvvetli bir teknik olan ‘’Rol Değiştirme’’ yi kullanarak iç görü kazanmaya, algıları değiştirmeye ve daha yaratıcı, spontan bir gelecekle karşılaşmaya götürür.

Moreno psikodramayı, İnsan doğasına en uygun gelişim ve iyileşim yöntemi olarak görür. Psikodrama , J.L. Moreno’nun tanımıyla, gerçeğin yeniden canlandırılmasıdır.

Psikodrama bir grup terapi yöntemi olarak kullanıldığı gibi bireysel terapilerde de kullanılmaktadır.

Narrative terapi, kişinin, yaşadığı zorlukları tespit etmesini, bu zorlukları öyküleştirmesini ve bu sayede zorlukların üstesinden gelmesini sağlayan modern bir psikoterapi uygulamasıdır. Narrative terapinin asıl amacı, bireyin, yaşadığı problemleri kendisinden ayırmasını sağlamaktır. Yani içselleştirilmiş problemler, anılar, travmalar ve benzer olumsuz durumlar, çeşitli uygulamalar ile dışsallaştırılır. Böylece birey bu durumlara daha tarafsız bir şekilde bakabilir. Onları tanıyabilir ve onların kendi hayatındaki olumsuz etkilerine bilinçli bir şekilde son verebilir.

“Diyalektik”, zıt fikirlerin birleştirilmesi anlamına gelir. Diyalektik davranış terapisi, insanların yaşamlarının ve davranışlarının gerçekliğini kabul etmelerine yardımcı olmanın yanı sıra, kendilerine yardımcı olmayan davranışları da dahil olmak üzere yaşamlarını değiştirmeyi öğrenmelerine yardımcı olmaya odaklanır. Diyalektik davranış terapisi 1970’lerde Amerikalı bir psikolog olan Marsha Linehan tarafından geliştirilmiştir.

Diyalektik davranış terapisi, özellikle duygularını yönetmekte ve düzenlemekte zorluk çeken kişiler için etkilidir. Diyalektik davranış terapisinin, aşağıdakiler başta olmak üzere çok çeşitli ruh sağlığı koşullarının tedavisinde ve yönetiminde etkili olduğu kanıtlanmıştır:

Borderline kişilik bozukluğu.

Kendine zarar verme.

İntihar davranışı.

Travma sonrası stres bozukluğu.

Madde kullanım bozukluğu.

Yeme bozuklukları, özellikle tıkınırcasına yeme bozukluğu ve bulimia.

Depresyon.

Anksiyete.

Kısa süreli çözüm odaklı terapi, problem yerine çözüme yani geleceğe odaklanır.  Önemli olan problemin ortaya çıkışı ve nasıl devam ettiği gibi meseleler değil, çözümün nasıl olacağıdır. Kısa süreli çözüm odaklı terapide asıl önemli olan, çözüme yönelik atılan adımlardır.

Kısa süreli çözüm odaklı terapi, problemlerin doğrudan ortadan kaldırılmasını amaçlar. Terapist, bu sebeple danışanın bir hedef oluşturulmasına yardım eder.

Proje
0+
Danışan
0+
Seminer
0+
Hikaye
0+
devamını oku....

Nöropskikoloji nedir?

Yaşam Ruhsağlığı Derneği

Nöropsikolojik Testler

Wisconsin Kart Eşleştirme
Londra Kulesi
Stroop Testi
Öktem Sözel Bellek Süreçleri Testi
Sayı Dizisi Öğrenme Testi
Çizgi Yönü Belirleme Testi
Raven Progressive Matris Testi
İz sürme Testi
İşaretleme Testi
Boston Adlandırma Testi
Benton Yüz Tanıma Testi
Alıcı ve İfade Edici Dil Testi
Mini Mental Değerlendirme Testi (Nöro Tarama Testi)
Wechler Bellek Testi
Rey Karmaşık Figürler Testi
Montreal Bilişsel Değerlendirme Testi (MoCa)

Duygularınızı Anlayın,

Hayatınızı Yönetin!

İletişim Formu

    Bizimle

    İletişime Geçin

    Adres:Pancarlı, Ali Şir Nevai Cd. No: 11, 27060 Şehitkamil/Gaziantep

    Bu web Sitesi M-art Works Tarafından Yapılmıştır.